|
Kelime ve Türkçesi
|
|
|
|
|
Sitemizin Özellikleri;
|
|
|
|
|
|
Sevgili dostlar,yeniden merhabalar
Aşağıdaki yazımı; anımsarsanız, bundan iki yıl önce sizinle sitelerimizde paylaşmıştım.Ne yazık ki; o günden bu güne değin, kayda değer en ufak bir ilerlemenin olmadığını -bırakın olmadığını- tam tersine dahada kötüye giitiğini ,her duyarlı yurttaş gibi,bende üzülerek izliyorum.Çocuk Hakları Sözleşmesir ni imzalayalı 20 yıl geçti.Bu yıl 20 Kasımrda 20 .ylınl kutluyoruz.Peki ne yaptık?.. Kocaman hiç !.. 700 ;e yakın kayıp çocuk,yine yeni doğanlar ünitelerinde daha dünyaya gözünü açar açmaz kaybettiğimiz bebekler,Terörün acımazsızlığına bir şekilde itelediğimiz masum çocuklar,Yiine töre cinayeti,trafik kazası yüzünden kaybettiğimiz çocuklarımız, sokaklarda,kendi başına eve bir kaçkuruş getirsin diye aileleri tarafından bırakılan çocuklar,organları için kaçırılan çocuklar, birde üst düzey yetkililerin bile ön ayak olmasına rağmen bir türlü bulunamayan yavrularımız
Bütün bunlar olurken Geldiydi, gelecekti, biz önlemimizi aldıydık derken, Kapımızı alacaklı gibi çalan DOMUZ GRİBİ; Kısa süre içinde resmi rakamlara göre yüze yakın yurttaşımızın yaşamlarını yitirmesi.
Sağlık Bakanı aşı olmalıyız diyor, Başbakan "Hayır ben olmam." Peki,ya çocuklarımız? Ses yok Peki aşı yeterince güvenli mi ? Kem..Küm Yavru Vatan Kıbrıs ta bile, dün okullar birinci yarı yıl dinlencesine girerek eğitim ve öğretime ara verdiler Bizimkiler ne yapıyor ? Tek kale maç yapıyorlar..Sağlık Bakanı, Milli Eğitim Bakanına ..Milli Eğitim Bakanı da Sağlık Bakanına pas atıp duruyorlar...Peki, okullarımızda eğitim ve öğretime ara verilmesi için daha neyi bekliyoruz ? Okullara ,hizmetli personeli alınamıyor. Devlet; elektrik ,su, doğalgaz dışında hiçbir ödemeyi yapmıyor. Bir de deniliyor ki ,okullar hijyenik olmalıyımış Peki hangi parayla,hangi personelle ? Bakın bir garip açıklama daha Özel Okullar Birliği Başkanı Okullar tatil edilmesi. Nedenmiş efendim ?.. Çocuklarımız bu hastalıkla mücadeleyi öğrensin..onunla yaşamayı öğrensin Aslında dilinin altındaki baklayı çıkaramıyor,yada kamu oyundan çekindiği için söyleyemiyor. Hangi iş çocuklarımızın sağlığından, dahası insan sağlığından önemlidir ?..Ne demek bu! Deprem mi ? Salgın hastalık bayım. Salgın hastalık! Bu kadar sorumsuzuk bizde olur dedirten tipik bir örnek .Hangi okulumuzda yeterince önlem varda...Biz bu hastalıkla yaşamasını öğreneceğiz ,söylermisiniz ? Efendim ?
- .. ?
Sayın Başbakan geçenlerde, bir önceki söyleminin altını çizerek, yineliyor, diyor ki " En az üç çocuk"; ..
Soruyorum şimdi ?..
Hastane de doğar doğmaz yeni doğanlar ünitesinde kaybedelim diye mi ?
Açık bırakılan rögarın içine düşsünler analar ağlasın diye mi ?
Küçük yaşta, babası, dedesi yaşındakiler zay etsinler diye mi ?
Organ mafyasının, terörizmin ya da uyuşturucu mafyasının kalkanı, sermayesi olsun diye mi ?
Çocuk masumluğunu kullanarak, onu bir obje gibi görüp sırtından para kazananlar çoğalsın diye mi ?
İşsizliğin yüde 14 ü bulduğu bir ülkede, ekmek parasına muhtaç aileler çoğalsın,çocukları aç billaç yandaş vakıflara sadakaya gelsinler diye mi ?
Her biri, bir tarikat tarafından beslenen yurtlara yerleştirilsin diye mi ?
Birileri tarafından; çocuk, kadın demeden topluca katledilip,yaşama hakları ellerinden alınsın diyemi ?
Ya da annesiz babasız kalıp kendi kaderlerine terkedilsinler diye mi ?
Evet... Neden "en az üç çocuk "..?
Saygılarımlar..
( 23 NİSAN 2007 GÜNLÜYAZIM )
BEN ÇOCUĞUM HAKLARIMLA VARIM...!
Sevgili dostlar merhaba...!
Bu gün,ülkemizin de imzaladığı ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞMENİN KABULÜNÜN 18.yıl dönümü.20 Kasım 1989 yılında geçici maddeleriyle birlikte 54 maddeden oluşan,bu sözleşmeyi,aralarında ülkemizin de bulunduğu,130 üye devlet imzalayarak yaşama geçirmişlerdir.Ancak, bu gün bile görüyoruz ki uygulamada çoğu ülkelerde,olduğu gibi,ülkemizde de uygulamadan kaynaklanan,ciddi sıkıntıların bulunduğu gözlenmektedir.Özet olarak,çocuğun yaşamını,yaşama hakkını,fiziksel gelişimini,ruhsal gelişimini düzenleyen bu sözleşme hükümleri göz ardı edilmektedir.ÇOCUK; bırakın yaşamasını,daha dünyaya geldiği anda,sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır.Sanırım bu tür haberleri sıkça duymuştursunuz."yeni doğanlar üniteleri"nde bebek ölümleri,hastane enfeksiyonu kapması sonunda çocuk ölümleri,haberlerine ne yazık ki sıklıkla rastlıyoruz.Ayrıca baskı,şiddet,her türlü ihmal,istismar haberleri televizyonlarımızın,basınımızın haberlerinde artık sıradanlaşmaktadır.Buna rağmen;hiç olmazsa,inter-net gibi sınırsız bir iletişim ortamından,çocuk pornosunun kaldırılması gibi,iyi şeyler de olmuyor değil. Ama, ne yazıkki bunlarda, çocuk hakları sözleşmesinin, yeterince kabul görmediği,anlaşılmadığı gerçeğini henüz değiştirmiş değil.Önceki yıllarda çocuk yuvalarımızda,yurtlarımızda,aile ortamında yaşanan,baskı, şiddet,ihmal ve istismara bakıldığında,bunu söylemek saflık olmasa gerek.Bir kere çocuklarımızda içinde olmak üzere,yaşamımız,yaşamsal alanımız,henüz tam anlamıyla düzenlenmiş değil.Açık unutulan rögar kapağı sonucu rögara düşüp yaşamını yitiren,rastgele açılan maganda ateşi sonunda yaşamını yitiren,kaldırımda yürüyen çocuğa,otomobille çarpma olayı,neredeyse sıradan haberler olçütünde izlenir,hale gelmiştir.Yapanlar hakkında bazen çok göstermelik cezalarla geçiştirilirken,bazen de,suçlunun bile bulunamadığı(!)neredeyse maruz kalanların suçlandığı,araştırmayla,kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle,olayın unuturulmaya çalışıldığı bir gerçektir.Öte yandan alınan bütün önlemlere rağmen;halen sokaklarımızda,çocuklar dilendirilmekte,yada bir başka versiyounu olan kağıt mendil,yada su satmaları yada benzeri ayaküstü şeyler satmaya zorlandırılmakta,"çocukluk"ları istismar edilmektedir.Okul öncesi eğitim, Dünya ortlamalarının çok altındadır.Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 20'ler dolayında seyrederken, bizde yüzde 2 dolayında kalmaktadır.Devlet okullarında özellkle çalışan ailelerin,yararlandığı tam gün"ANASINIFI" uygulaması kaldırılarak,yarım güne dönüştürülüp,buradaki çocuk potansiyelinin özel anasınıflarına,kaydırılması hedeflenmiştir.Kuşkusuz buda,özel anasınıflarının devlet okullarında bulunan anasınflarından pahalı olması nedeniyle,çalışan ailelerin elini zayıflatmaktadır.Bazı televizyon programlarında,dizilerde,reklam kuşaklarında, yasal düzenleme olmasına rağmen;uzman psikolog,çocuk gelişimci, görüşü alınmadan çocuklar bir"obje"gibi kullanılarak,çocuğun bedensel,ruhsal gelişimine aykırı programlar yapılmaktadır.Sözleşmede 18 yaşına dek her insan çocuktur.denilmesine rağmen,buluğ çağını yaşayan kız ve erkek çocuklarımızın sorunlarının ele alındığı akademik tespitlerle ilgili, bu güne dek ciddi bir çalışma yapılmamıştır.Bu olmadığı gibi çocuk ve gençlerimizin çeşitli şiddet içerikli programlarını izlemelerine,dizi kahramanlarının davranışlarını taklit etmelerine, seyirci kalınmıştır.Bun nedenle de okullarımızdaki şiddet olayları ilköğretimin ilk sınıflarına dek inmiştir.Uyuşturucu ile mücadelenin henüz polisiye önlemlerle önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Anayasal bir hak olan"eğitimde fırsat eşitliği"eğitimde alınan-önlem değil- çarpık önlemelerle"parası olana eğitim"e dönüştürülerek,parası olamayan çocuk ve gençlerin de tarikat vakıflarına,cemaat vakıf ve derneklerine yönlendirilmeleri,onların kucağına itilmeleri sağlanmıştır.
Sevgili dostlar...!
Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından ülkemiz çocuklarına armağan edilen"23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı"mız,Dünya'da kutlanılan ilk ve tek çocuk bayramıdır.Sevgili dostlar,ne mutlu ki çocuklarımızı böyle düşünen bir önderimiz var.Gelişmiş dünya devletleri,daha çocuk haklarından bile habersizken,87 yıl önce bize armağan edilen bu bayram anlamlı ve yüce bir gündür.Ülkemiz çocukları olarak bu günün önemi ve anlamını çok iyi kavramalıyız.Yukarıda anlatmaya çalıştığım kaygı ve sorunların giderilmesi için,Bu çocuk bayramının için boşaltıp,asıl anlamından koparıp,sadece festival yada panayır eğlencesi durumundan çıkarıp,göstermelik törenlerle,salon toplantılarıyla değil de,bu tarz yobaz ve ilkel girişimleri önemsemeyerek"yarının büyüğü"gibi kutlamalıyız.
Saygılarımla...
Emekli Usta Eğitici
Asistan İzci Lideri Eğitimcisi
KIYMAYIN...
Siz hiç çocuk olmadınız mı beyler !
Yazıktır çocuğa,nr17;olur kıymayın?
Anasız, babasız, çocuk ne söyler,
Yazıktır çocuğa,nr17;olur kıymayın ?
Dünyaya geldi, her şeyden habersiz
Büyür mü çocuk, ilgisiz, sevgisiz.
Anlamadım, nasıl insansınız siz ?
Yazıktır çocuğa,nr17;olur kıymayın ?
O çocuktur, umudumuz, gelecek.
O çocuktur, sevgiyle büyüyecek.
O çocuktur, ana, baba diyecek.
Yazıktır çocuğa nr17;olur kıymayın ?
Esirgemeyin, ilgiyi, sevgiyi.
Çocuktan yana kurun, hep dengeyi.
Sonra,onlar yönetecek ülkeyi.
Yazıktır çocuğa nr17;olur kıymayın ?
Hiç izin vermeyin, istismarına.
Sevin, hazırlayın onu yarına.
Sevgi koyun "dostlukr1; koyun, yanına.
Yazıktır çocuğa nr17;olur kıymayın ?
Duyursun, dünyaya özgür sesini.
Örnek alsın, soyunu, atasını.
Hep korusun, gözetsin, ülkesini.
Yazıktır çocuğa nr17;olur kıymayın ?
Bir ülke kuralım, dertsiz, kaygısız.
Yetişmesin, atasına saygısız.
Olur mu, yaşar mı, sonra sevgisiz Yazıktır çocuğa nr17;olur kıymayın ?
Unutmayın"ağaç yaşken eğilir"
Çocuktur bu,sevilirse sevinir.
Ailenin,ülkenin temelidir.
Yazıktır çocuğa nr17;olur kıymayın ?
Oynasın, salınsın, koşsun,kırlarda.
Çiçek açsın, dağlarda, ovalarda.
Bırakmayın... anasız sonra ağlar da !..
Yazıktır çocuğa nr17;olur kıymayın ?
Aydoğdur17;da, bir zamanlar çocuktu.
Her çocuk gibi; oda, oynadı, koştu.
Çocukları sevdi, onlarla coştu.
Yazıktır çocuğa nr17;olur kıymayın ?
24 Mayıs 2006
Büyükçekmece
|
|
|
|
|
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
|
|
|
|
|
Sadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.
Henüz bir oylama yapılmamış.
|
|
|
|
|
|
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
|
|
Bogazgoren Resimleri, ÇIRZI, Cirzi, Hekimhan Boğazgören Köyü, Hekimhan Köyleri, Bogazgoren, Malatya, Hekimhan Resimler, Hekimhan, Malatya Hekimhan, |
|
|
|
|