| Türkçesi Varken |
Dikkat-Türkçesi Varken
|
| Site Kullanımı |
|
Sitemizin Özellikleri;
|
|
| Boğazgören Köyü - Malatya/Hekimhan Hosgeldiniz |
Hekimhan Doğu Anadolu bölgesinin 'Yukarı Fırat' bölümünde yer alır.
İlçe doğuda Arguvan, batıda Kuluncak ve Darende, kuzeyde Sivas iline bağlı Kangal, güneyde Yazıhan, Akçadağ ve Malatya ile çevrili olup, coğrafi açıdan dağlık ve engebellidir.
İlçenin yüzölçümü 1869 km2, rakımı ise merkezde 1040 metre olup, köylerde daha fazladır.
Dağlarda genellikle orman yok denecek kadar azdır. Dağların çok dik ve ve ormansız olması sağanak yağışlarda taşkınlara ve hızlı erozyona sebep olmaktadır.
Son yıllarda Keban ve Karakaya barajlarının etkisiyle mevsim ılıman iklimine daha yatkın olduğundan meşelik orman alanları oluşmaktadır.
Zurbahan (2.004m), Ayranca (2.520), Leylek (2.052), Akçababa(2.164), Kırankaya ilçenin belli başlı tepeleridir.
Merkezden geçen Kuruçay ve Yağca Çayı ilçenin akarsuları olup ilkbahar aylarında coşar ve yaz aylarında suları kuruyacak kadar azalır.
Ova düzlükleri, Fırat'ın kollarından biri olan ve ilçe topraklarından kuzeybatı - güneydoğu doğrultusunda geçen Kuruçay'ın vadisinin genişlediği kesimlerde toplanmıştır. Bu düzlüklerden kuzeyde yeralanlar hayvancılık, güneydekiler ise bitkisel üretim bakımından önemlidir.
Malatya Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde yer alır.
Doğudan Elazığ; kuzeyden Erzincan ve Sivas; batıdan Kahramanmaraş; güneyden Adıyaman; güneydoğudan Diyarbakır illeri ile çevrilidir.
Türkiyenin en güzel kayısılarının yetiştiği, kayısı bahçesi olarak tanınan ildir.
Trafik plaka numarası 44 tür.
|
| Bir Dosttan Mektup.. |
Sevgili yalçın..!
Nisan ayında ,ilk sıcak merhabanla başlayan,boğazgören köyü web sitesi çalışmalarını düzenli takip ediyorum. Öncelikle emeğine ve genç yüreğine sağlık.
Ama görüyorum ki daha önceki (kapanan ilk boğazgören sitesi) yaşanan sorunlar devam ediyor..Bunların içinde en büyüğü de ilgisizlik.
Bu da senin hevesini kırıyor..! Hissediyorum…
İlgisizliğin yanı sıra; bize yansıtmasan da tahmin edebildiğim kadarıyla yoğun eleştiri alıyorsun.Yetersizliğinden tut da,,sitenin dizaynına kadar…
Sana moral için,senin nezlin’de tüm destek vermeden eleştirenlere atfen bu hikayeyi gönderiyorum.
Herkes kendince bir ders çıkarır umarım…
Suphi deniz
“Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış…
Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş… Ve onu “Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiş…
Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş…
Ranga Guru ise;
Sen artık ressam sayılırsın Racaçi.. artık senin resmini halk değerlendirecek. diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş.
Raciçi denileni yapmış…
Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor… Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki.. Alıp resmi götürmüş Ranga Guru’ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş.
Ranga, Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru’ya götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru…
Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte…
Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.
Raciçi denileni yapmış…
Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da, boyalar da kullanılmamış… Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış..
Ranga Guru ise;
Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün…
Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı…
Oysa ikinci konumda onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin… yapıcı olmak eğitim gerektirir… Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi…
Sevgili Raciçi Mesleginde usta olman yetmez, bilge de olmalısın.. Emeğinin karşılığını ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın… Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur…
Sakin emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma…”
|
| Sınav haftasına girerken iki soruda bizden.. |
1. Yıllarca çalışarak biriktirdiği 100 bin euronun 40 binini Yimpaş, 35 binini de Kombassan’a kaptıran gurbetçi Veli Dayı, geri kalan parasından 15 bin euroyu sevaba girmek için Deniz Feneri e.V’ye yatırmıştır. Elinde 10 bin euro kalan Veli Dayı’nın, hükümetin “Krizde paralarınızı Türk bankalarına yatırın” önerisine teğet geçme olasılığı yüzde kaçtır?
2. Ali Dibo, hortumladığı 1000 TL ile bakkal amcadan 100 adet ampul almış. Aldığı ampullerden yüzde 10’u yolda kırılan Ali Dibo, kırık ampulleri pazarda bir gemicik sahibine yüzde 20 iskonto ile satmış, geri kalan sağlam ampulleri ise Melih adlı bir belediye başkanına sayaçlarla takas karşılığı vererek 20 adet mekanik sayaç almıştır! Sayaçların bozuk çıkması üzerine bunları hurdacıya satan Ali Dibo, kazancının yüzde 10’unu gelir vergisi olarak ödemiştir.
Bu bilgilere bakarak gemicikin şu anda hangi limanda yük boşaltmakta olduğunu bulunuz...
Melih aşık-Milliyet |
| HAZiRANDA ÖLMEK ZOR BE USTA.. |

• 3 Haziran 1963 Nazım Hikmet
• 2 Haziran 1970 Orhan Kemal
• 2 Haziran 1991 Ahmed Arif
Ölüm yıldönümlerinde ustaları saygıyla anıyoruz… |
| KÖYÜMÜZDEN |
|
www.bogazgoren.com |
|
Haberlerden Rasgele Seçmeler >>>>>>>>>>>>>>>>>> | | Forumdan Rasgele Seçmeler >>>>>>>>>>>>>>>>>>>> | | Başlıca Haber Kategorilerimiz >>>>>>>>>>>>>>>>>>> | |
|
|
| Atatürk Diyor ki |
|
| Kısa Mesajlar |
|
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|