Hekimhan Doğu Anadolu bölgesinin 'Yukarı Fırat' bölümünde yer alır.
İlçe doğuda Arguvan, batıda Kuluncak ve Darende, kuzeyde Sivas iline bağlı Kangal, güneyde Yazıhan, Akçadağ ve Malatya ile çevrili olup, coğrafi açıdan dağlık ve engebellidir.
İlçenin yüzölçümü 1869 km2, rakımı ise merkezde 1040 metre olup, köylerde daha fazladır.
Dağlarda genellikle orman yok denecek kadar azdır. Dağların çok dik ve ve ormansız olması sağanak yağışlarda taşkınlara ve hızlı erozyona sebep olmaktadır.
Son yıllarda Keban ve Karakaya barajlarının etkisiyle mevsim ılıman iklimine daha yatkın olduğundan meşelik orman alanları oluşmaktadır.
Zurbahan (2.004m), Ayranca (2.520), Leylek (2.052), Akçababa(2.164), Kırankaya ilçenin belli başlı tepeleridir.
Merkezden geçen Kuruçay ve Yağca Çayı ilçenin akarsuları olup ilkbahar aylarında coşar ve yaz aylarında suları kuruyacak kadar azalır.
Ova düzlükleri, Fırat'ın kollarından biri olan ve ilçe topraklarından kuzeybatı - güneydoğu doğrultusunda geçen Kuruçay'ın vadisinin genişlediği kesimlerde toplanmıştır. Bu düzlüklerden kuzeyde yeralanlar hayvancılık, güneydekiler ise bitkisel üretim bakımından önemlidir.
Malatya Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde yer alır.
Doğudan Elazığ; kuzeyden Erzincan ve Sivas; batıdan Kahramanmaraş; güneyden Adıyaman; güneydoğudan Diyarbakır illeri ile çevrilidir.
Türkiyenin en güzel kayısılarının yetiştiği, kayısı bahçesi olarak tanınan ildir.
31 mart 1991,
Gürcistan bağımsızlığını ilan etti,
Kısa bir süre sonra Rusya’nın desteğiyle eski Dışişleri Başkanı Edvard Şevardnadze Devlet Başkanlığı koltuğuna oturdu..ilk başlarda batı yanlısı gözüküyordu.
En büyük destekçisi George Soros’du
Soros; yurtdışında çalışan genç Gürcü “beyinleri” çağırıp onlarla çalışmasını önerdi.
Önerilen isimlerden biride, Manhattan’da bir Hukuk Bürosunda çalışan Mihail Saakaşvili’di.
Saakaşvili; Adalet Bakanı yapıldı.
Soros ,ardından 1994 yılında “Açık Toplum Enstitüsü “ Tiflis şubesini kurdu
Gürcistan, “Genç Avukatlar Birliği” gibi sivil toplum kuruluşlarına ve medyaya para aktarmaya başladı.
Çok geçmeden ülke ekonomisi kötü sinyaller vermeye başladı.toplum hızla yozlaşırken ,Abhazya bağımsızlığını ilan etti.
Soros destekli Amerika’dan getirilen “beyinler”,Şavardnadze’den acil radikal kararlar almasını istedi,
Şevardnadze dayatılan sömürgeci kararları almadı,aksine Rusya’ya yaklaştı ,
Ve ipler koptu.
Soros destekli,Rustavi2 Televizyonu aleyhte yayınlara başladı.
Şevardnadze, televizyonu kapatmak istedi,zaten kanalında istediği buydu.bu kararı “eski günlere dönüş “ diye gösterip halkı sokaklara döktü.
Muhaliflere bir lider gerekiyordu,onu da Soros açıkladı.
Şaakaşvili.
ABD’deki Demokrat Partinin uluslararası kanadı, Şaakaşvili liderliğindeki bir gurubu Amerika’ya götürdü.Beyaz saraya kabul edilerek,uluslar arası açık toplum ödülünü bizzat Soros’un elinden aldı.
Uzatmadan,;
2 kasım 2003 seçimlere hile karıştığı gerekçesiyle Tiflis karıştı .
Gösteriler günlerce sürdü,
Şevardnadze istifa etmek zorunda kaldı,yapılan yeni seçimlerde (4 ocak 2004) Şaakaşvili. Devlet başkanı oldu.Memurların maaşını ödemem işi de Soros’a düştü
Son söz;Gürcistan ekonomi bakanının iş ortağı kimdi dersiniz ?
Tabiî ki Soros.
*******
Dolar sihirbazı Soros aynı senaryoları,1998 de,Slovekya’da,1999 da Hırvatistan’da,2000 de Sirbistan’da yaptı
Kadife,Gül,Turuncu
Soros’un “Açık Toplum Enstitüsü” çalıştı birbiri ardınca düştü ülkeler..
Peki Türkiye de ; Soros’un desteklediği ve bağlantılı olduğu Üniversite hangi
Üniversitedir? Bilgi Üniversitesi
Üniversitenin Mütevelli Heyeti üyesi kim dersiniz ?
Mustafa Sarıgül…(hatta doğrudan Enstitüsünün yönetim kurulunda olduğunu söyleyenler bile var)
*******
Bakalım Sarıgül’e o zaman biraz;
Önce CHP’yi kestirmişti gözüne,görücüye çıktı birkaç kere , alınmadı..
Soluğu SHP’nin kapısında aldı.kısa bir izdivaç sonrası .ayrılıkla bitti.
Sonra DSP’nin kapısında oturma eylemine başladı.
Geceleri soğukta kalmasın diye içeri aldılarsa da ,havaların ısınmasıyla artık kabul edemeyeceklerini söyleyip kibarca gönderdiler.
Anladı ki ;bekarlık sultanlık,yola yalnız devam etmesi daha hayırlı,
İmece usulüyle(harcanan paraların üye partililerin cebinden çıktığını hazırlıklarını tamamladıktan sonra,eyleme geçti.henüz partileşememişti. “harekattı”..!
********
Bu güne kadar 500 miting-toplantı yapılmıştı imece usulüyle.( Cem Uzan’ın ,Genç Parti henüz ortada yokken ki mitinglerini anımsattı bana hep,gerçi Uzan iktidarı hedef almıştı,haksızlık etmeyelim)
Hedef hep aynı!! Muhalefet…
“Türkiye değişim harekatı’nın içindeki değişim sözcüğünün tam karşılığını-yapılan söylemlerden- ben ; “sadece muhalefeti değiştirip yerine geçmek” olduğunu anlıyorum. Çünkü 2002 den beri iktidarda olan AKP’yi eleştiren tek bir söz yok henüz.
Yani iktidara giden yol, muhalefeti devirip yerine geçmek mi?
*******
İlk büyük mitingini geçen haftalar da İzmir de yaptılar.Muhalefeti değiştirmek için çıktıkları bu yolda;güzelim Ak güvercinleri sarıya boyayıp “renk değiştirerek” başladılar işe
“Yandaş medya”,bu nur topu yeni doğan “yandaş partiye” sayfalarında,ekranlarında fazlaca yer ayırmaya başladı,öyle ki;cemaat bağlantılı kanallar,normal yayınlarını kesip,İzmir mitingini canlı vermeye başladılar..
Deniz’i bile sarı’ya boyayıp gösterdiler,mitingi ihtişamlı sunabilmek maksadıyla …
********
Haydi rasgele diyelim ama..!
*******
Ülke yangın yeri,henüz tutuşmamışsa bir yeriniz ,yakındır.
Soros ‘cumudır?(Ki, bu ismi ilk defa duyduğunu söylüyor), Gülen Cemaatiyle dirsek temasında mıdır? Ya da AKP’nin üstün Siyaset Mühendisliğinin sonucumudur?,
Her neyse o.!
.Bunu sorgulayıp durmanın çok önemi yok.
Asıl sorgulanması gereken ;bu hareket kime,kimlere fayda sağlayacağıdır.
İyice küçülmüş birkaç Muhalefet, parçalara ayrılmış bir Sol(?).
7 yıldır yaşanan bu kötü gidişatın bir 4 yıl daha vize alması,
Yani daha fazla teslimiyet ,daha fazla İşsizlik,Yoksulluk…
Siz sıcak yatağınızda mışıl mışıl uyurken; yüzlerce Tekel çalışanı günlerdir Ankara da işyerlerinin özelleşmesi nedeniyle “özlük hakları” için direniyor.
Ankara’nın soğuk ayazına, soğuk siyasetine, polis copuna ,gaz bombasına,tazyikli suya karşı
Çocuklarına götürdükleri bir parça ekmeğin yarısını kaptırmamak için,
Onurlu bir yaşam için,onurlu bir gelecek için direniyorlar…
“Güvenip,aldatılıp “geç kalmış olsalar” da direniyorlar ,fabrikaları satılırken ;”direnmediklerine pişman olsalar” da direniyorlar.
Oy kullandıkları sağ ellerini saklayıp,sol elerliye sıcak bir simit’i bölüşerek direniyorlar.
Minareyi süngü, Kubbeyi miğfer ,Camiyi kışla ,Müminleri de asker yapmak ,iyimser bir şiirin hoşgörü mısralarıydı sadece.
Ama ,elin İsviçrelisi bu sözlerden” İslam’ın aslında başkaları için “tehdit” oluşturduğu kanaatine varıp ,minareleri yasakladı”.
******
İsviçre de sağcı partiler afiş yapmış bu sözlerden
*******
Sırada; Danimarka,Hollanda,Fransa ve Avusturya var.Onlarda referandum yapacaklarmış
******
“Medeniyetler ittifakı”nın baş oyunculuğuna soyunan Başbakan dün “hoşgörüsüzlükle” suçladı bu referandumu …
Alman basını da” faşizm işareti” olarak yorumladığını yazmış.
********
Oysa biz;
Sünni Müslümanlığın dışındaki bütün dinlere sınırsız hoşgörü gösteren bir devletiz. !
Bu gün bizde bir referandum olsa;bırakın Kiliseyi, Cem evini ; Yezidilerin bile güneşi izleme rasathaneleri kurmasına destek verip “Ayin” yapmalarına yardımcı oluruz.
Değimli.?
*******
Tamam gülmeyin,gerçeklere döneyim…
*******
Bırakın yeni Kilise yapmayı,mevcut Kiliselerde tadilat bile yapmak neredeyse imkansız.
Sadece kağıt üzerinde 2003 Avrupa uyum yasalarında kilise açmak yasal olarak mümkün ,ama pratikte imkansız.
2500 metre kare yerden tutunda,valilerin keyfi kararlarına kadar bir sürü engeli aşmak lazım,
Bu güne kadar bunu başaran olmamış.
Cem evlerinin hikayesi ayrı bir dram…
Cem evini cümbüş evi sanan bir zihniyet iş başında,Bakmayın son günlerde ki Alevi hayranlıklarına…
********
Hükümetin tutumu böylede; halk ne düşünüyor derseniz..
Buyurun,
Prof. Yılmaz Esmer’in geçen yaz yayımlanan “Radikalizm ve Aşırıcılık Araştırması” adlı anketini hatırlayan var mı?
O ankette halkımızın yüzde 66’sının dine inanmayan... Yüzde 64’ünün Yahudi... Yüzde 52’sinin Hıristiyan komşu istemediğini unutmadık dimi?
İddia ediyorum geçen bir yılda bu durum daha da tavan yapmıştır..
tenceremi kara, dibimi kara…
********
Hal böyle iken ,ne kızıyorsunuz elin adamlarına
Bizimki onlarınkinden kara….
Sevgili dostlar,yeniden merhabalar
Aşağıdaki yazımı; anımsarsanız, bundan iki yıl önce sizinle sitelerimizde paylaşmıştım.Ne yazık ki; o günden bu güne değin, kayda değer en ufak bir ilerlemenin olmadığını -bırakın olmadığını- tam tersine dahada kötüye giitiğini ,her duyarlı yurttaş gibi,bende üzülerek izliyorum.Çocuk Hakları Sözleşmesir ni imzalayalı 20 yıl geçti.Bu yıl 20 Kasımrda 20 .ylınl kutluyoruz.Peki ne yaptık?.. Kocaman hiç !.. 700 ;e yakın kayıp çocuk,yine yeni doğanlar ünitelerinde daha dünyaya gözünü açar açmaz kaybettiğimiz bebekler,Terörün acımazsızlığına bir şekilde itelediğimiz masum çocuklar,Yiine töre cinayeti,trafik kazası yüzünden kaybettiğimiz çocuklarımız, sokaklarda,kendi başına eve bir kaçkuruş getirsin diye aileleri tarafından bırakılan çocuklar,organları için kaçırılan çocuklar, birde üst düzey yetkililerin bile ön ayak olmasına rağmen bir türlü bulunamayan yavrularımız
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
· Toplam Üye Sayısı: 64
Günlük Ziyaretçi Ziyaretçi : 295652 Site 290 gündür açık 1019 ziyaretçi / gün e-mail Kayit Dagilimi
Cumhuriyet yeniden dirilişin destanıdır.. Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün liderliğinde gerçekleşen bu büyük destanın 86. yılı hepimize kutlu olsun