|
Kelime ve Türkçesi
|
|
|
|
|
Sitemizin Özellikleri;
|
|
|
|
|
|

Ağustos ayında birkaç günlüğüne de olsa ,köye gitmiştim,
Taze bostan kokusu yayılmış dört bir yana ,
Güneş cömert, ama ısrarsız, yıldızlar; geceleri uzansan tutacağın uzaklıkta…
Geçen yıl kuraklık nedeniyle köyü terk eden sadık kuşlar geri dönmüş , çocuklarların çığlıklarıyla yarışırcasına şen ve mutluluk içinde …
Dalında kalmamış ama ; damları ,evlerin önlerini süslüyor altın sarısı kaysılar..
Tüplü ocaklara inat ,meşe ,kaysı ağacı közünde demlenen çay, demlendikçe de kararan mavi çaydanlık,
Büyük kavşaklara taş çıkaran ,aynı zamanda buluşma, kaynaşma ,haber alma yeri konağıpeğen (konağın bahçesi-anlamayanlar için-)
*******
Çocukluğumu da takıp koluma gözlerim yeşil pembesi dolaştım köyü, bir baştan diğer başa.
Bazıları tamamen yıkılmış, bazıları tamir edilmiş , yıkıntıların üstüne yenisi yapılmış ,sahipleri değişmiş evler..
Her evin ,hatta her taşın ayrı bir hikayesi var.
Dolaştıkça anlattım kendime tek tek.yeniden…yeniden hüzünle…
Öyle ki;hala inatla direnen bazı evlerin kapısını çaldığınızda ; eski sahipleri sizi karşılayacak ,”buyur komşu” diyecek o güzlerinin içi gülen insanlar hala duruyor gibi ..
Biliyordum onlar aslında yoktular ve asla bir daha olmayacaktılar…
Oysa biz bir ağacın dalları, onlarda kökleriydi. Tutunurduk her birimiz genç bedenlerine.
Y ıkıldı birbiri ardınca koca koca çınarlar,
Nerede serinleyeceğimizi nereye tutunacağımızı düşünmeden(biraz benciller galiba)
********
Çocukken kayıp ettiğimiz bir oyuncağın ardından ne kadar çok üzülürdük. Oysa bilirdik ki daha iyisini alabilir hatta kendimiz yapabilirdik.
Biz büyüdükçe kayıp ettiklerimiz çoğaldı.ama her seferinde yenilerini bulup koyduk..
Ama mevsimler hazana dönüp sevdiklerimizi kayıp etmeye başladığımız anda bizde derin yaralar açılmaya başladı ve ardından “keşkeler” çoğaldı.. .
********
Öğlen sonu; Nereye göç ederse etsin,ille de ”köyüme gömün beni” diyen köy sevdalısı yorgun bedenlerin ebedi istirahatlarının bulunduğu mezarlığı ziyaret ettim.
Hepsi de tanıdık isimler,
Bir çoğu; Sofrasına oturduğum,bir dilim köy ekmeğini bölüştüğüm yada bulgur pilavına birlikte kaşık salladığımız ,aynı düğün de oynayıp,aynı kötü haberle hüzünlenip, ağladığımız insanlar.
Anne,baba,amca dayı teyze.kardeş,komşu…
Geçen yıl geldiğimde yaşıyordu bazıları. Hiç de niyetleri yoktu gitmeye arka mahalleye.
Bir dahaki gelişime de kaç eksik olacak Allah bilir ..
********
Burada yatan herkesin ,kendinden ağır hayalleri vardı,kaç kişi gerçekleştirebildi.?
Kaç kişi,mutlu - mesut ayrıldı aramızdan.?
Kaç kişi ideallerine kavuştu?.bir gün bile olsa,
Biz ne kadar yardımcı olabildik?
Derken;
“küçük İtfaiyecinin” hikayesini hatırladım birden,başından itibaren anlatmaya başladım bir kez daha kendime …
“6 yaşında lösemi hastasıdır Bora.Doktorlar 6 ay ömrü kaldığını söylerler.
Ama; Ana yüreği oğlunun büyüyüp hayallerini gerçekleştirmesini ister
Bir gün Bora’ya ;büyüyünce ne olmak istediğini sorar?
“İtfaiyeci” der bora!
Anne bu isteği gerçekleştirebilirmiyim diye düşünür ve harekete geçer.
Ertesi gün Ankara İtfaiye Müdürlüğünün kapısındadır.
Ve onlara oğlunun İtfaiye arabasıyla şehirde bir tur atmasının mümkün olup olmadığını sorar,
Yüreği en az Ankara kadar büyük İtfaiye Müdürü;
-Bundan daha iyisini de yapabiliriz der,ve ekler sabah 8 de hazır ederseniz oğlunuzu ,o gün şeref konuğu yaparız der.,hatta; bize Boranın ölçülerini verirseniz ona itfaiyecinin ambleminin de olduğu gerçek bir kostüm diker , lastik botlarını da ısmarlarız ...
3 gün sonra bir itfaiyeci, Borayı alır,
O gün, Ankara da tam 3 yangın ihbarı alırlar.
Bora, itfaiye arabasına biner,yangın yerine doğru yola çıkarlar
Hayallerini gerçekleştirmek boraya o kadar moral vermiş,onu o kadar etkilemiştir ki doktorların verdiği süre tam” 6 ay “geçilmiştir.
Ancak bir süre sonra boranın yaşam belirtileri dramatik bir şekilde yok olmaya başlar.
Baş hemşire aileye haber verir,daha sonra boranın itfaiyede geçirdiği en mutlu anı hatırlar ve İtfaiye Müdürünü arayarak; “özel kıyafetler içinde bir İtfaiyecinin boranın son gününde yanında bulunabilir mi” der.,
Müdür; “elbette der,5 dakika içinde ordayız ,yalnız sirenler çalındığında yangın olmadığını itfayicilerin önemli bir meslektaşını ziyarete geldiğini anons eder misiniz” der.”Boranın penceresini de açın” demeyi de ihmal etmez.
Siren sesiyle birlikte itfayiciler merdivenleri açarak boranın 5. kattaki odasının penceresine yanaşırlar.
Tam 14 İtfaiyeci odaya girer annesinin izniyle onu kucaklarlar ve ona ;”O’nu ne kadar çok Sevdiklerini” söylerler
Bora; son kez itfaiye Müdürüne bakar “ben şimdi gerçekten İtfaiyeci’miyim” der
Ağlamamak için kendini zor tutan İtfaiye Müdürü,
-Bundan şüphen mi var? der
Bora gülümser ve gözlerini sonsuzluğa kapatır..!
********
Kaçımız yaşarken; korkmadan ,çekinmeden yürek dolusu “Seni Seviyorum” diyebildi sevdiklerine..
Neden kendimize sakladık,en güzel duyguları.neden bu kadar bencildik bölüşme konusunda.
Neden yaşarken sarılıp sevinçten ağlamanın yerine ,gittikten sonra ardından hüzünlenip gözyaşı dökmeyi tercih ederiz hep.
Çok mu zordu;gözlerinin içine bakıp ,seni ,sizi, hepinizi çok seviyorum diye haykırmak,oysa biliyorduk ki onlar sevginin çok ötesinde çok şeyi fazlasıyla hak etmişlerdi.
Haydi bulunda söyleyin şimdi.
*******
Ya da hala söyleme imkanı olanlar;
Sizde mi; hala farkında değilsiniz ,gidenlerin bir daha geri gelmeyeceğini..
Neyi bekliyorsunuz; O güzelim duyguları neden esirgiyorsunuz. .
Hak ettiler biliyorsunuz. hadi hep beraber söyleyelim
“Sizi Çok Seviyorum. İyi ki varsınız, gündüzleri güneşim oldunuz ,geceler,i alacakaranlıkta ay’ım, Annem Babam,Amcam ,Dayım”
********
Orada bir köy var uzakta,
Gitmesen iz’de kalmasanız da o köy, sizin köyünüz değil artık .
O topraklar , Ana kucağı kadar sıcak ve şefkat dolu,hasretle sizi bekliyor.bir kaç günlüğüne bile olsa hasretini dindirme için ,gözünü “Han beleğine” dikmiş .
SUPHİ DENİZ |
|
|
|
|
#1 |
- Kasım 17 2009 10:06:51
#2 |
- Kasım 22 2009 10:36:50
|
|
|
|
|
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
|
|
|
|
|
Sadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.
Henüz bir oylama yapılmamış.
|
|
|
|
|
|
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
|
|
Bogazgoren Resimleri, ÇIRZI, Cirzi, Hekimhan Boğazgören Köyü, Hekimhan Köyleri, Bogazgoren, Malatya, Hekimhan Resimler, Hekimhan, Malatya Hekimhan, |
|
|
|
|