Boğazgören Köyü - Malatya/Hekimhan
Ana Menü
ANA SAYFA
FORUM
KÖŞE YAZILARI
LİNKLER
YARARLI LİNKLER
İLETİŞİM
ARAMA


MALATYA
HEKİMHAN
BOĞAZGÖREN KÖYÜ
LEHÇEMİZ
BEDDUALARIMIZ
İNANIŞLARIMIZ
TÜRKÜLERİMİZ


ZİYARETÇİ DEFTERİ
ESKİ ZİY. DEFTERİ

RADYO HEKİMHAN


ANINDA MSN DESTEK
Geniş Makaleler

Oyunlar

Çok Okunan Haberler
KonuOkunma
Köyümüzden Acı haber !!!12403
HEKİMHAN CEVİZ FESTİVALİ952
Anılarımdaki Sönmeyen...859
Sitemiz Açılmıştır !!!855
Uzaktan Konuşması Kolay!840
İSTANBUL'UN KÖPRÜLER ...744
Zehra ÇELEBİ - Bir Gü...740
KARŞINDAKİ MALATYALIY...618
Türkan Saylan'ı kaybe...549
Dostları olmalı insanın548
Forum Başlıkları
En Yeni Forum Başlıkları
Köyümüzün etnik ve s...
Tanışma
BİLGİLENDİRME !!!!
DOĞUM GÜNLERİNİZ KUT...
Kurallar
En Fazla İlgilenilen Başlıklar
Köyümüzün etnik v... [22]
Tanışma [7]
BİLGİLENDİRME !!!! [0]
DOĞUM GÜNLERİNİZ ... [0]
Kurallar [0]

Türkçesi Varken
Kelime ve Türkçesi



Site Kullanımı
Sitemizin Özellikleri; Sitemize üye olarak neler yapabiliriz kısaca açıklayalım..

Üye olduktan ve kullanıcı adımızla giriş yaptıktan sonra sitenin sol tarafındaki Ana Menüde bazı linklerin açıldıgını göreceksiniz. bunlar:
-Link Ekle
-Haber Ekle
-Köşe Yazısı Ekle
-Resim Ekle Bölümleridir.
-----------------
- Link Ekle bölümüyle sitedeki Linkler Bölümünde Yayınlanan Sitelere eklemede bulunabilirsiniz.

- Haber Ekle bölümüyle Ana Sayfada Bulunan Haberler bölümüne haber eklebilirsiniz.

- Köşe yazısı ekle bölümüyle begendiğiniz veya kendinize ait yazıları bizlerle paylaşabilirsiniz.

- Resim Ekle bölümüyle de yayınlamak istediğiniz resimlerinizi hiç kimseye göndermek zorunda kalmadan kendiniz Resim Albümündeki ilgili katagoriye ekleyebilirsiniz.

-----------------
Siz yeterki paylaşmak isteyin!

Konuyla ilgili Sorularınız için lütfen iletişim bölümünden bizimle irtibata geçiniz.
Yada
zurbahan@hotmail.com
Msn adresinden ulaşınız...
Dost Siteler
BASAK KÖYÜ


Zurbahan.Com


METAŞ ELEKTRONİK


UĞUR YAPI İNŞAAT


ZAMAN OTOMOTİV
YEDEK PARÇA


Köye Dair -1

Ağustos ayında birkaç günlüğüne de olsa ,köye gitmiştim,
Taze bostan kokusu yayılmış dört bir yana ,
Güneş cömert, ama ısrarsız, yıldızlar; geceleri uzansan tutacağın uzaklıkta…
Geçen yıl kuraklık nedeniyle köyü terk eden sadık kuşlar geri dönmüş , çocuklarların çığlıklarıyla yarışırcasına şen ve mutluluk içinde …
Dalında kalmamış ama ; damları ,evlerin önlerini süslüyor altın sarısı kaysılar..
Tüplü ocaklara inat ,meşe ,kaysı ağacı közünde demlenen çay, demlendikçe de kararan mavi çaydanlık,
Büyük kavşaklara taş çıkaran ,aynı zamanda buluşma, kaynaşma ,haber alma yeri konağıpeğen (konağın bahçesi-anlamayanlar için-)
*******
Çocukluğumu da takıp koluma gözlerim yeşil pembesi dolaştım köyü, bir baştan diğer başa.

Bazıları tamamen yıkılmış, bazıları tamir edilmiş , yıkıntıların üstüne yenisi yapılmış ,sahipleri değişmiş evler..
Her evin ,hatta her taşın ayrı bir hikayesi var.
Dolaştıkça anlattım kendime tek tek.yeniden…yeniden hüzünle…
Öyle ki;hala inatla direnen bazı evlerin kapısını çaldığınızda ; eski sahipleri sizi karşılayacak ,”buyur komşu” diyecek o güzlerinin içi gülen insanlar hala duruyor gibi ..

Biliyordum onlar aslında yoktular ve asla bir daha olmayacaktılar…

Oysa biz bir ağacın dalları, onlarda kökleriydi. Tutunurduk her birimiz genç bedenlerine.
Y ıkıldı birbiri ardınca koca koca çınarlar,
Nerede serinleyeceğimizi nereye tutunacağımızı düşünmeden(biraz benciller galiba)
********
Çocukken kayıp ettiğimiz bir oyuncağın ardından ne kadar çok üzülürdük. Oysa bilirdik ki daha iyisini alabilir hatta kendimiz yapabilirdik.
Biz büyüdükçe kayıp ettiklerimiz çoğaldı.ama her seferinde yenilerini bulup koyduk..
Ama mevsimler hazana dönüp sevdiklerimizi kayıp etmeye başladığımız anda bizde derin yaralar açılmaya başladı ve ardından “keşkeler” çoğaldı.. .
********
Öğlen sonu; Nereye göç ederse etsin,ille de ”köyüme gömün beni” diyen köy sevdalısı yorgun bedenlerin ebedi istirahatlarının bulunduğu mezarlığı ziyaret ettim.
Hepsi de tanıdık isimler,
Bir çoğu; Sofrasına oturduğum,bir dilim köy ekmeğini bölüştüğüm yada bulgur pilavına birlikte kaşık salladığımız ,aynı düğün de oynayıp,aynı kötü haberle hüzünlenip, ağladığımız insanlar.
Anne,baba,amca dayı teyze.kardeş,komşu…
Geçen yıl geldiğimde yaşıyordu bazıları. Hiç de niyetleri yoktu gitmeye arka mahalleye.
Bir dahaki gelişime de kaç eksik olacak Allah bilir ..
********

Burada yatan herkesin ,kendinden ağır hayalleri vardı,kaç kişi gerçekleştirebildi.?
Kaç kişi,mutlu - mesut ayrıldı aramızdan.?
Kaç kişi ideallerine kavuştu?.bir gün bile olsa,
Biz ne kadar yardımcı olabildik?
Derken;
“küçük İtfaiyecinin” hikayesini hatırladım birden,başından itibaren anlatmaya başladım bir kez daha kendime …
“6 yaşında lösemi hastasıdır Bora.Doktorlar 6 ay ömrü kaldığını söylerler.
Ama; Ana yüreği oğlunun büyüyüp hayallerini gerçekleştirmesini ister
Bir gün Bora’ya ;büyüyünce ne olmak istediğini sorar?
“İtfaiyeci” der bora!
Anne bu isteği gerçekleştirebilirmiyim diye düşünür ve harekete geçer.
Ertesi gün Ankara İtfaiye Müdürlüğünün kapısındadır.
Ve onlara oğlunun İtfaiye arabasıyla şehirde bir tur atmasının mümkün olup olmadığını sorar,
Yüreği en az Ankara kadar büyük İtfaiye Müdürü;
-Bundan daha iyisini de yapabiliriz der,ve ekler sabah 8 de hazır ederseniz oğlunuzu ,o gün şeref konuğu yaparız der.,hatta; bize Boranın ölçülerini verirseniz ona itfaiyecinin ambleminin de olduğu gerçek bir kostüm diker , lastik botlarını da ısmarlarız ...

3 gün sonra bir itfaiyeci, Borayı alır,

O gün, Ankara da tam 3 yangın ihbarı alırlar.
Bora, itfaiye arabasına biner,yangın yerine doğru yola çıkarlar
Hayallerini gerçekleştirmek boraya o kadar moral vermiş,onu o kadar etkilemiştir ki doktorların verdiği süre tam” 6 ay “geçilmiştir.
Ancak bir süre sonra boranın yaşam belirtileri dramatik bir şekilde yok olmaya başlar.
Baş hemşire aileye haber verir,daha sonra boranın itfaiyede geçirdiği en mutlu anı hatırlar ve İtfaiye Müdürünü arayarak; “özel kıyafetler içinde bir İtfaiyecinin boranın son gününde yanında bulunabilir mi” der.,
Müdür; “elbette der,5 dakika içinde ordayız ,yalnız sirenler çalındığında yangın olmadığını itfayicilerin önemli bir meslektaşını ziyarete geldiğini anons eder misiniz” der.”Boranın penceresini de açın” demeyi de ihmal etmez.
Siren sesiyle birlikte itfayiciler merdivenleri açarak boranın 5. kattaki odasının penceresine yanaşırlar.
Tam 14 İtfaiyeci odaya girer annesinin izniyle onu kucaklarlar ve ona ;”O’nu ne kadar çok Sevdiklerini” söylerler
Bora; son kez itfaiye Müdürüne bakar “ben şimdi gerçekten İtfaiyeci’miyim” der
Ağlamamak için kendini zor tutan İtfaiye Müdürü,
-Bundan şüphen mi var? der
Bora gülümser ve gözlerini sonsuzluğa kapatır..!

********
Kaçımız yaşarken; korkmadan ,çekinmeden yürek dolusu “Seni Seviyorum” diyebildi sevdiklerine..
Neden kendimize sakladık,en güzel duyguları.neden bu kadar bencildik bölüşme konusunda.
Neden yaşarken sarılıp sevinçten ağlamanın yerine ,gittikten sonra ardından hüzünlenip gözyaşı dökmeyi tercih ederiz hep.
Çok mu zordu;gözlerinin içine bakıp ,seni ,sizi, hepinizi çok seviyorum diye haykırmak,oysa biliyorduk ki onlar sevginin çok ötesinde çok şeyi fazlasıyla hak etmişlerdi.
Haydi bulunda söyleyin şimdi.
*******
Ya da hala söyleme imkanı olanlar;
Sizde mi; hala farkında değilsiniz ,gidenlerin bir daha geri gelmeyeceğini..
Neyi bekliyorsunuz; O güzelim duyguları neden esirgiyorsunuz. .
Hak ettiler biliyorsunuz. hadi hep beraber söyleyelim
“Sizi Çok Seviyorum. İyi ki varsınız, gündüzleri güneşim oldunuz ,geceler,i alacakaranlıkta ay’ım, Annem Babam,Amcam ,Dayım”
********
Orada bir köy var uzakta,
Gitmesen iz’de kalmasanız da o köy, sizin köyünüz değil artık .
O topraklar , Ana kucağı kadar sıcak ve şefkat dolu,hasretle sizi bekliyor.bir kaç günlüğüne bile olsa hasretini dindirme için ,gözünü “Han beleğine” dikmiş .



SUPHİ DENİZ
Yorum
#1 | hazan_44 - Kasım 17 2009 10:06:51
hayat telaşından manevi değerleri unutuyor insanlar haklısınız yazınızla tekrar hatırlayacaklardır eminim çok duygu yoğunluğu var yazınızda okuyanı kendine getirip en azından telefona sarılacaklardır emeğinize sağlık...
#2 | selcuk - Kasım 22 2009 10:36:50
öncelikle yazınızın çok anlamlı ve dramatik olduğunu söylemek istiyoruö.Sizi tanımıyorum ama şunu biliyorumki insan yüreği zamana ve mekana bakmadan aynı şeylere üzülür, aynı şeylere güler... yani kısacası aynı şeyleri hissederiz.İşte siz bizim bu hissettiklerimizi çok güzel ve edebi bir şekilde kaleme almışsınız ! Öncelikle Yüreğinize ve sonrada kaleminize sağlık.Malesefki günümüz teknolojinin insanlarımızı yozlaştırdığı, bizlerden uzaklaştırdığı, insan oğlunu yanlızlığa mahkum ettiği bu günde siz birkez daha manevi değerlerimizi hatırlattınız bide.Tekrar yüreğinize sağlık.Aslında bizi bu duruma getiren günümüz teknolojisi değil; bilakis insan oğlunun bencilliği ve hep ben hep ben egosu ile hareket etmesi nedeni ile teknolojiyi yanlı kullanmasıdır.Neden hep teknoloji diyorum ? en basir örneği şu an önümüzdeki bir bilgisayar doğru kullanmadığımız taktirde bize bir ikinci insanın varlığını hissettirmiyor !!! İşte bu nedendendir ki manevi duygularımız körellme noktasına gelmiştir.
Dünyadaki herşeyin barış için, sevgi için, insanlık için, kayıp ettiğimiz değerler için ( özellikle insani değerlerimiz için ) olması dileğiyle kalemimi sizinde hatırlattığınız gibi ve bencede en önemli olan şeyle SEVGİYLE bırakla istiyorum.Bende özellikle şunu belirtmek istiyorum ki lütfen herkes ANNESİNE, BABASINA, KARDEŞLERİNE, DEDESİNE, BABAANNESİNE HALASINA, DAYISA, EŞİNE, SEVGİLLİSİNE, DOĞAYA, GÖKYÜZÜNE, YILDIZLARA, ÇİÇEKLERE. . . ne billeyim işte aklınıza gelen her şeye SENİ SEVİYORUM demekten korkmayın ve bu iki kelimeyi bir ekmek gibi, bir su gibi, aş gibi bir gereksinim olduğunu düşünün ve aklınıza gelen her zaman bunu söylemekten çekinmeyin ve utanmayın !!! İYİSİYLE KÖTÜSÜYLE TÜM EVRENİ VE İÇİNDE BULUNAN CANLI CANSIZ HEPSİNİ HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM. Hoşçakalın...
Sayın Suphi DENİZ unuttuğumuz değerleri hatırlattığınız için tekrar dilinize, kaleminize ve yüreğinize sağlık . .
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola





Atatürk Diyor ki


Üye Istatistikleri
Admin22:24:47
terekeme 1 Gün
gulfer33 4 Gün
karaca 5 Gün
ADANALI 6 Gün
elif44 2 Hafta
Baris 3 Hafta
mustafa 3 Hafta
MALATYAHEM 4 Hafta
fuat 4 Hafta


Bugün: 0
Dün: 1
Bu Hafta: 1
Bu ay: 2
Bu yıl: 32
Yeni Kullanıcı : AllisonGonzalez

Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
Toplam Üye Sayısı: 93
Günlük Ziyaretçi
Ziyaretçi : 534436
Site 503 gündür açık
1062 ziyaretçi / gün

e-mail Kayit Dagilimi
Yahoo: 1 (1.06%)
Gmail: 3 (3.19%)
Hotmail: 79 (84.04%)
MSN: 2 (2.13%)
Mynet: 4 (4.26%)
Other: 5 (5.32%)
Anket
SİTEDE EN ÇOK İLGİNİZİ ÇEKEN NEDİR?









Oy vermek için üye olmanız gerekmektedir.
Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.

  ADANALI
02/09/2010 14:05
BEN KEL HÜSEYİN TORUNU OLARAK, TÜM ULAŞ AİLESİNE VE KÖYLÜLERİMİZE SELAM EDERİM.ALİRIZA ULAŞ TORUNU, ABDULKADİR ÇIĞ Alkis

  nerec52
21/07/2010 02:10
Bir çırzılı torunu olarak herkese selam ve saygılarımı sunuyorum.Resimler
i ilgiyle izliyorum.MUharrem
KILIÇ(Çelebilerden
)

   Admin
15/07/2010 18:03
merhaba dostlar selam

  ercan
15/05/2010 09:36
merhaba herkese...

   Admin
09/05/2010 20:51
Tüm Annelerin Anneler Günü Kutlu olsun.

DEĞERLERİMİZ


HAFİZE BALATER YALMAN
Sigara Öldürür!!

SİGARA ÖLDÜRÜR !!!
Etiket Bulutu
Bogazgoren Resimleri, ÇIRZI, Cirzi, Hekimhan Boğazgören Köyü, Hekimhan Köyleri, Bogazgoren, Malatya, Hekimhan Resimler, Hekimhan, Malatya Hekimhan,